Sayı:13 – Ekim Kasım 2016

Güneş, de niz, havuz, belki rüzgar, dağ, yayla, sonuç itibari ile çok güzeldi yaz.

Bitti…..

Şimdi bize kalan anılar, güzel resimler ve maalesef biraz da yüzdeki güneş lekeleri ve saçlardaki yıpranmışlık.

‘’İlk defa oldu bu yıl saçlarımda bu kadar incelme, kırılma, zayıflama’’ diye yorumlar çok geliyor takipçilerimden. Ben de birkaç tane çok faydasını gördüğüm, çok iyi sonuç aldığım formülü paylaşmak istiyorum sizlerle.

Eczacı meslektaşlarımın çoğuyla hem sosyal medya hem telefonla hem yüzüyüze hem workshoplarda paylaşıyorum bu tarz denenmiş formüleri.

Bunların hepsi doğru ve kalitesinden emin olduğum yağlarla yapıldı, lütfen aktardan aldığınız yağlarla deneyip aynı sonuçları beklemeyin.

Eczacınızdan gerçek uçucu yağ isteyin şunu unutmayalım, tağşiş edilmemiş uçucu yağ ucuz olamaz.

Ayçiçek yağına sentetik esans katılarak elde edilen ucuz yağlar beklenen etkiyi yapmayacaklardır. Sabit yağlarda da eğer ucuz ise içinde asla yağ asitleri yoktur lütfen unutmayın… Yani linoleik asit, gamma linoleik asit bakımından zengin olan bir hindistan cevizi yağı düşük fiyatlı olamaz. Eğer içinde bu yağ asitleri bulunmuyorsa, sağlıklı olma, saçınız ve size sağlık katabilme özelliği yoktur.

Saç için ve özellikle sağlığını canlılığını kaybetmiş saç için: Besleyici, onarıcı, bakım ve yeniden yapılanma sağlayıcı etkiyi veren; esansiyel yağ asidi olarak adlandırılan ve vücudun üretemediği ama dışardan alması hayati önem taşıyan yani esansiyel olan bu maddeler (ki bunlardan en çok tanıdığınız Omega 3) linoleik asit, gamma veya alfa linoleik asit, araşidonik asit, alitik asit, risinoleik asit diye gider.

En çok Hindistan cevizi, Keten tohumu yağı, hint yağı, hodan yağı, jojoba yağı, tamanu ve aynısefa yağında çok ama çok yüksek oranda bulunurlar. Hindistan cevizi yağında çok kıymetli olan gamma linoleik asit, Jojoba yağında da Alfa linoleik asit oranları çok yüksek olmalıdır ki bu etkilerden bahsedelim.

Doğru yağları doğru yerden yani eczaneden aldığınızı farz ederek en etkili kürlerden birkaçından bahsetmek istiyorum.

İşte bu karışımımız bir harika, çok seyrelmiş, çok yıpranmış tarak dolusu kopan veya dökülen saçlarınıza.

Bu yağlarımız ile hazırladığınız karışımı her akşam sürebilirsiniz veya yine gün aşırı da uygulayabilirsiniz.

Çok denendi ve çok olumlu sonuçlar geldi bu karışımdan. Selvi uçucu yağı kan dolaşımını hızlandırdığı, sedir kişiyi rahtalatıp sakinleştirdiği ve sedrol içerdiği için kökleri sağlamlatırdığı gibi.

Ylang ylang saçı parlaklaştırıyor, hindistan cevizi ve jojoba da dolgunlaştırıyor. Ayrıca bu uçucu yağların hepsinin saç dibinde birikmiş sebum, yağ, antar veya kepek ve de şampuanlardan kalan kimyasal atıkları temizleme, arındırma özellikleri vardır.

Yani tertemiz bir saç derisine kavuşturur sizi uçucu yağlardaki etkili maddeler.

Zaten kokuları da öyle güzel ki sanki cennet bahçelerinde gibisiniz. Doğanın özü bu yağlar, hatta özünün özü. Düşünsenize 4 ton gülden 1 kilo yağ çıkıyor, tonlarca ylang ylang çiçeğinden 1 kilo yağ çıkıyor…

İçerdikleri organik aldehitler ve esterler sayesinde ki biz bunları kokuları olarak ayırt ediyoruz, sedirin o odunsu kokusu esterden gelir mesela… Ve o hissedilen koku sadece koku değildir, beyinde limbik sistemde bulunan parasempatik sinirleri harekete geçirir ve bize iyi gelen, mutluluk veren nörokimyasalları salgılattırır. Mesela dopamin bize haz verirken, serotoin bizi mutlu eder, asetil kolin keyif verir ve hafızayı harekte geçirir. Kısacası herhangi bir koku değildir uçucu yağlardan kokladığımız kokular, işte tam da bunu için biz buna Aromaterapi diyoruz yani koku terapisi…

 

 

İçindeki doğru organik doğal maddeler (bu çok önemlidir doğru organik madde) cildimize saçımıza iyi gelirken, kokuları bizi rahatlatır, huzur verir, keyif verir, hafıza ve dikkatimiz gelişir…

error: Content is protected !!