Sayı:15 – Şubat Mart 2017

UÇUCU YAĞLAR’ dan NİOLİ, LİMON ve PALMAROSA mantar enfeksiyonlarında özellikle tırnak mantarlarında en etkili olanlardır.

Ayak ve el tırnaklarında rastladığımız, tırnağın rengini ve yapısını değiştiren rahatsız edici bir görüntü veren tırnak mantarı, aslında genel adıyla Candida dediğimiz vücudumuzda hâlihazırda var olan ama fazla üremesiyle rahatsızlıklar oluşturan bir mantar hastalığıdır, tıptaki ismi Onikomikoz dur. Candida mantarının birçok farklı çeşidi vardır ama en yaygın olanı Candida albicans dır. Normalde barsaklarımızda ve sindirim sistemimizde, sindirime yardımcı olsun diye belli oranda bulunması gerekir. Fakat ne zaman ki bu oranın dengesi bozulur ve bu mantar çok fazlalaşır işte o zaman barsaklardan barsak çeperini aşarak kan dolaşımına geçip hastalıklara rahatsızlıklara yol açar. Peki, neden bozulur bu denge ve neden Candida çoğalır vücudumuzda?

Artık hepimizin çok aşina olduğu, vücudumuzda yine sindirim sistemimizde bulunan ve yine sindirime yardımcı olan dost bakteriler var. Ayrıca bir de hastalık yapan bakteriler var. Dost bakteriler işte bu mantarların belli oranda kalmasını sağlayan bakteriler. Ama ne zaman ki antibiyotiklerle kötü bakterileri öldürmeye çalışıyoruz işte bu esnada dost bakteriler de ölüyor ve bu denge bozuluyor, kısacası barsak florasının ahengi bozulmuş oluyor.

Sadece antibiyotik değil floradaki dengenin bozulma sebebi, dengesiz beslenme, başka fizyolojik hastalıklar mesela Gut hastalığı vs gibi sebeplerle de bozuluyor bu denge.

Sebep her ne olursa olsun iyi bakteriler azalınca Candida mantarları fazla üremeye başlıyor ve bunun sonucu vücutta birçok farklı noktada mantar enfeksiyonları görülmeye başlıyor. En sık saç dipleri, ağız içi, tırnaklar ve bayanlarda vajinal mantarlar olarak karşımıza çıkıyor. Sebebi çok net belli olduğu için, öncelikle mutlaka barsak floramızı düzenleyici önlemler almalıyız. Probiyotik şart.

 

AROMATERAPİK OLARAK SABİT YAĞLAR dan;

HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI: Cocos Nucifera Son zamanlarda çok gündemde olan Hindistan Cevizi yağının içinde bulunan çok özel yağ asitlerinden. KAprik Asit, KAprilik asit ve LAurik asidin (bunlar omega adı verdiğimiz esansiyel yağ asitleridir ve vücudumuzun üretemediği ama besinlerle mutlaka dışarıdan almak zorunda olduğu yağ asitleridir). İşte bu yağ asitleri Candida nın fazla üremesini durduruyor ve bu da bilimsel makalelerle ve klinik deneylerle ispat edildi. Ben eğitimlerimde bu çalışmaları hep sunuyorum.

Bu sebeple aromaterapide Hindistan Cevizi yağını, kaşıntılı, pul pul döküntülü deride mutlaka kullanıyoruz. Özellikle saçta kepek ve seborede çok etkili. Saçınıza gece Hindistan cevizi yağını sürüp yatın. Sabah kalkınca yıkayın, kepekten eser kalmayacaktır. Ayrıca ağız içi ve sindirim borusunda yani yutakta konumlanmış Candida nın da önlemini almak için, haftada bir iki defa bir kaşık Hindistan cevizi yağını ağızda birkaç dakika çevirerek tükürmek suretiyle uygulayabiliriz. Buna ‘’Oil Pulling’’ deniyor.

10 ml Hindistan cevizine

1damla Nioli damlatarak yapıyoruz Oil pulling uygulamasını.

Sonuç itibarı ile tırnağa gidip yerleşmiş ve orada bize kendini ‘’Tırnak mantarı’’ olarak göstermiş olabilir Candida ama, başlangıç yeri sindirim sistemi, işte bu yüzden önce kaynağını kurutup, sonra da Ekstremite dediğimiz, en son gidip konumlandığı yerdeki lezyonu tedavi etmek en bütüncül ve doğru tedavidir.

Tırnakta oluşmuş mantarın sebep olduğu, o sarı ve sanki tırnağın içini boşaltmış gibi duran görüntüyü tedavi etmek biraz zaman alabiliyor. Burada da imdadımıza Uçucu yağlar ve Tamanu Yağımız yetişiyor.

 

TAMANU YAĞI; Callophyllum Inophyllum Koyu yeşil renkte, Tahiti Fındığından elde edilen yapısında sadece tamanuda bulunan en özel yağ aside olan callopyllonic asit içerir. Ayrıca doğal güneş koruma etkisin içerisindeki SC Glucan dan alır. Cillte ve dokularda oluşan enflamasyonlarda hem siklooksijenaz (COX2) enzimini inhibe ederek hem de pro enflamatuar sitokinleri ve tumor nekroz faktorü inhibe ederek etki gösterir. Mantar enfeksiyonlarında ve diğer bütün enflamatuarlı enfeksiyonlarda etkileri çoktur. Histamini baskılayarak yaptığı kaşıntı giderici etkisi bilimsel dergilerde yayınlanmıştır.

 

UÇUCU YAĞLAR’ dan NİOLİ, LİMON ve PALMAROSA mantar enfeksiyonlarında özellikle tırnak mantarlarında en etkili olanlardır.

NİOLİ; Melaleuca Viridiflora içerdiği 1.8 Sineol den ve Limonen den dolayı; hem çok güçlü bir antifungal (mantara etkili) hem de bağışıklık güçlendiricidir.

PALMAROSA; Cymbopogon Martinii içerdiği Geraniol, citral, limonene den dolayı hem antibakteriyel hem antifungal etkileri çok güçlüdür. Özellikle Patojenik barsak florasına çok etkilidir, yani hani diyoruz ya kötü bakteriler, mesela onlardan Koli basillus ve Eberth Basillusa karşı çok etkilidir Palmarosa uçucu yağı. Böylece antibiyotiğe gerek kalmadan antibakterisit özellikler gösterir. Ama antibiyotik gibi iyi bakterileri öldürmez. Uçucu yağların en önemli özelliğidir seçici olabilmeleri.

LİMON; Citrus Limon. Limonen, Mirsen, Linalol içerikleri sayesinde diğer birçok enfeksiyon da olduğu gibi mantar enfeksiyonunda da etkilidir hem önleyici hem tedavide rol oynar.

TIRNAK MANTARLARINDA Hindistan Cevizi yağı TAmanu Yağı Nioli U.y Palmarosa U.Y Limon U. Y ile hazırladığımız karışımı Sabah akşam sürebiliriz. Çok yoğun ise mantar sadece uçucu yağları (Nioli; Palmarosa; Limon) eşit oranda karıştırıp tırnağın üzerine direkt sürdüğümüz haliyle de etki çok hızlanır.

TIRNAK BATMALARINDA Batık olan bölgeye sadece PALMAROSA yağı damlatıyoruz tek bir damla. Ayrıca Limon da Palmarosa da mis gibi kokularıyla keyif ve enerji de veriyor.

Zaten Aromaterapinin güzelliği de burada, tedavi ve terapi birarada. Çünkü işin içine mis gibi kokulu doğal hatta doğanın en öz hali uçucu yağlar girince keyif huzur kaçınılmaz oluyor. Kime aromaterapik karışım yapsam yağlarımla, “bu elime, yüzüme çok iyi geldi bir de çok hoşuma gidiyor bunu sürmek’’ diyor… İşte bütün olay bu! Hoşa gitmesi, mutluluğa ve sağlığa açılan kapı, pozitif duyguları açığa çıkarabilmek… En çok ihtiyacımız olan duygu hali.

Uçucu yağlar koklandığında içlerindeki aktif bileşenler –ki yukarıda belirttimbeyinde limbik sistemi uyararak pozitif duygusal tepkiler vermemizi sağlıyorlar.

İşte bu yüzden hayatınızın aroması ve hoşluğunun baki olabilmesi adına bol aromaterapik yaklaşımlar ve dokunuşlarla tanışın ve lütfen eczacınıza danışın…

 

error: Content is protected !!