Sayı:16 – Nisan Mayıs 2017

Uçucu yağların hemen hepsi, içerdikleri terpenik bileşikler sayesinde hem virüslere hem bakterilere hem mantar enfeksiyonlarına çok hızlı etki eder ve bu mikroorganizmaları süratle yok ederler.

 

Tıpta Herpes Simpleks olarak bilinen virütik bir enfeksiyondur.

Herpes virüsü dudak çevresinde konumlanır ve uzun süre orada öylece durur, ta ki vücudun savunma sistem inde bir zayıflama olduğunda; ateşli bir hastalık gibi veya şok hali olduğunda herpes virüsü aktif hale gelir ve dışarı vurur.

Yanlış giden bir şeyler olduğunu immün sistemde bir şeylerin yetersiz kaldığının habercisidir aslında uçuk.

Daha büyük sıkıntılara yol açmadan, kişinin önlem alıp bağışıklığını desteklemesi gerektiğinin de habercisidir.

Kısacası bir ön uyarısı bir sinyalidir savunma sisteminin.

Evet, çok ağrılı, sıkıntılı bir durumdur çoğu zaman, mutlaka geçirmek ve büyümemesi için önlemler ve tedaviler yapmalıyız fakat altında yatan sebepleri gözlemlemeyi de asla unutmamalıyız.

Şunu bilmeliyiz ki; her şey normal giderken savaşçı lenfosit hücrelerle beraber bir harmoni içinde yaşayabilen Herpes virüsü, bu beyaz kan hücreleri de dediğimiz savaşçı hücrelerin azalması veya zayıflamasıyla güçlenir ve bizim savaşçılarımızın kavgayı kaybettiğini gösterircesine, dudaklarda bir kaşınma, yanma hissiyle birlikte yüzeye çıkar.

Uçuk oluştuktan sonra veya oluşma aşamasında verdiği geliyorum sinyalini dikkate alıp, yapacağımız bir iki ufak dokunuşla hem uçuğun ciddi bir enfeksiyona dönüşmesini önleyebiliriz, ağrı, sızı ve yanmasını ve hatta dağılıp büyümesini önleyebiliriz hem de, vücuda gerekli vitamin mineral desteğini yaparak savunma sistemimize destek olur, daha büyük sıkıntıları önlemiş oluruz.

Bağışıklık sistemimiz en kıymetli değerimiz, bizi koruyan ve diğer bütün sistemlerin kendi içinde harmonisini dengesini de sağlayan bir sistem.

Bu sebeple uçuk oluştuğunda mutlaka bağışıklık güçlendirici Çinko ve C Vitamini almalıyız, hatta çok sık tekrar eden uçuk ise B vitamin de takviye etmeliyiz.

Lokal olarak ise bugüne kadar en hızlı ve etkili çözümü AROMATERAPİ ile aldık. Aromaterapide kullandığımız uçucu yağların hemen hepsi antiviraldir.

 

Yani virüsleri yok eder, sadece Herpes virüsü değil her tür virüste etkilidirler. Çünkü uçucu yağlar çok ama çok küçük molekül boyutundadırlar.

Hep söylüyoruz yine söyleyelim, yağ değiller aslına yağda çözünüyorlar. 4 ton gülden 1kg uçucu yağ elde ediliyor bu kadar mikro molekül yapısındalar ve böyle oldukları için de virüslerde ve bakterilerde hücre içine penetre olabililiyorlar, bu da onlara şöyle bir avantaj sağlıyor ki, virüs ve bakteri hücresini içerden patlatarak yok ediyorlar.

Uçucu yağların hemen hepsi, içerdikleri terpenik bileşikler sayesinde hem virüslere hem bakterilere hem mantar enfeksiyonlarına çok hızlı etki eder ve bu mikroorganizmaları süratle yok ederler.

 

UÇUK ta en çok

LİMON UÇUCU YAĞI (d-limonen, sabinen, pinen, geraniol, linalool, sitrenellol, sitral, mirsen)

PALMAROSA UÇUCU YAĞI (geraniol, sitrenellol, limonene, geral, geranil aldehit)

NİOLİ UÇUCU YAĞI (ökaliptol= 1.8 sineol, pinen, limoneb, asetik ester, valeryanik ester) kullanırız.

 

Uçuk başlamak üzere iken veya başladıktan hemen sonra:

Bu yağlardan bir tanesini direkt uçuk çıkan yere tek bir damla sürmek suretiyle, uçuğun büyümesini dağılmasını önleyebiliriz.

Özellikle çok ağrılı, sızlayan ve yangı ile seyreden uçuklarda içeriğindeki yüksek 1.8 sineol den dolayı çok yüksek oranda antienflamtuar etkisinden dolayı, anında pozitif sonuçlar gösterebilmektedir.

Bağışıklık sistemini destekleyici yani immune modulator etkilerini ispat eden onlarca bilimsel yayın ve klinik çalışmalar yapılmıştır. Sadece uçuk değil zonanında ağrılı durumlarında trigeminal nerve üzerine yaptığı baskı sebebiyle ağrıyı ve yangıyı azaltabildiği gösterilmiştir.

Limon yağı da immune sistemde çok etkilidir ayrıca limon ve palmarosa yağları keyifsiz çok sıkıntılı, üzgün ruhsal bunalımlı hallerde, içeriklerindeki geraniol ve sitrenollelden dolayı, keyif verici, psikolojiyi olumlu etkileyici özellikler gösterir.

Uçuğun genelde en bunalımlı, buhranlı anlarımızda çıktığını düşünürsek, limon ve palmarosadan bu anlamda anksiyolitik olarak da faydalanır ve daha pozitif daha mutlu ve huzurlu bir döneme geçişi de kolaylaştırabiliriz.

Unutulmamalı ki, aromaterapide kullanılan uçucu yağların yukarıda verdiğimiz aktif bileşenleri hava ile birleşince gaz haline dönerler ve koku reseptörleri tarafından beyin sinirlerine iletilip burada limbik sistemdeki istem dışı sinirleri aktive ederek serotonin gibi mutluluk hormonu, endorfin gibi ağrıyı kesen hormon, dopamine gibi haz verici hormon aktif hale getirirler ve ruh, zihin, beden üçlüsünün ahenk içinde çalışabilmesini sağlarlar.

Kısacası aromaterapi ile sadece uçuğa sebep olan virüsü öldürmekle kalmayız, o virüsün çıkmasına yol açan etkileri ortadan kaldırabilir ve virüs sonucu oluşabilen sıkıntıyı ya bertaraf edebiliriz. Zaten biz bu sebepten terapi diyoruz çünkü bütüncüldür uçucu yağların etkisi hem bedene hem ruha hem de zihnimize olumlu ve yapıcı etkileri vardır ki her taraftan koruyup iyilik verebilirler biz insanoğluna.

Bitkiler de biyolojik canlılar bizler de biyolojik canlılarız. Bitkinin yaşaması için ürettiği bu öz yağlar bizim de her anlamda yaşamımıza değer ve yarar sağlarlar…

 

 

error: Content is protected !!